 |
|
|
 |
|
|
FETHİYE - 12 ADALAR
Fethiye Körfezinde irili ufaklı yaklaşık olarak toplam 21 tane ada bulunuyor ancak bunlardan 12 tanesi ismini hissettiriyor ve güzelliği ile ön plana çıkıyor. Bu güzellikleri görmek, hissetmek ve tadını çıkarmak için çıkılan bu gizemli tura 12 ADALAR diyoruz.. Fethiye’ye geldiğiniz zaman katılmak zorunda kalacağınız bu tur ; size inanılmaz denizi ve büyüleyici atmosferi ile harika bir imkan sunuyor…
1- Yassıca Adaları
2- Tersane Adası
3- Göbün Koyu
4- Cleopatra Hamamı
5- Kızıl Ada
6- Cennet Koyu
7-Zeytin adası
8-Eşek adası
|
 |
|
|
FETHİYE - SAKLIKENT
Otelimizde Standart,stüdyo ve apart olmak üzere üç ayrı oda tipi bulunmaktadır.
DOĞA PARK
Fethiye'ye 40 km. uzaklıkta Tlos antik kenti. Önünde Osmanlı yapısı bir kalenin gizlediği kentin akropolü dik bir tepenin üzerinde bulunuyor. Kaleye çıkarken yamaçlardaki kayalıklarda bulunan tapınak mezarlar dikkatinizi çekecek. Kanatlı at Pegasus'un, üzerinde üç başlı canavar Chimera ile savaşırken resmeden süslemeleriyle Bellerephontes'e ait tapınak mezar, bunların en görkemlisi. Girişinde iki sütun , üç bölümlü duvar, ortada süslere bezenmiş kapı motifi, iki yandan mezar odasına giden kapılar ilgiyi arttırıyor.
TLOS ANTİK ŞEHİR
Fethiye'nin eşsiz güzellikleri arasında yer alan Tlos Yaka Doğa Park, Tlos antik kentine 2 km, Fethiye'ye 42 km mesafededir. Doğal su kaynaklarının tabiatla ayrılmaz bir bütün oluşturduğu; alabalık, gözleme, ızgara çeşitleri ve doğal ortamda yetişen organik sebze, meyva gibi eşsiz lezzetleri de sunan Tlos Yaka Doğa Park'ta kendinizi ayrı bir dünyada hissedeceksiniz.
|
 |
|
|
PAMUKKALE VE HİERAPOLİS ANTİK KENTİ
beyazlığıyla ünlü eşsiz güzellikteki travertenleri ve Antik Hierapolis Kentinin sahip olduğu tarihi değerleri ile UNESCO Dünya Kültür Mirası listesine alınmıştır. Dünyanın 8 harikası olarak nitelendirilen Pamukkale; pamuksu görünümü ile eşsiz bir seyir zevki sunar. Türkiye'nin Batısındaki Denizli’de bulunan, eşi ve benzeri olmayan travertenleri, antik tiyatrosu, antik havuzu, termal su kaynakları, Hz. İsa’nın 12 havarisinden olan St.Philippe’in mezarının bulunduğu haç merkezi olan anıtsal yapısı, Anadolu’nun en görkemli nekropolü, antik şehrin yıkılmasına sebep olan deprem izleri, Apollon tapınağı, görkemli çeşmeleri ile ziyaretçileri bekleyen gizemli ve muhteşem Hierapolis Antik Kenti, (Yunanca: ‘kutsal şehir’) Pamukkale’de bulunan bir antik kenttir.
HİERAPOLİS ANTİK KENTİ
Denizli’ye 22 km. uzaklıktaki Hierapolis (Pamukkale), yeraltından fışkıran sıcak su kaynaklarının oluşturduğu etkileyici travertenlerinin ve şelalelerinin yanı sıra, Pamukkale Travertenler Roma ve Bizans dönemi arkeolojik kalıntılarıyla önemli bir yerleşimimizdir.Çökelez Dağı‘nın güney eteğinde yer alan ve kalsiyum oksitli kaynak sularının birikimiyle oluşan pamuk beyazlığındaki plato, etkileyici bir görünüme sahiptir.
M.Ö. 190 yılında II. Eumenes tarafından kuruldu. MÖ 2. yüzyılda Roma egemenliğine giren şehir altın dönemini bu zamanlar yaşadı ve depremlerle yıkıldıktan sonra tamamen Roma mimarisiyle bezendi. İsa’nın havarilerinden Aziz Filipus’un burada öldürülmesi şehre dini bir önem de kazandırmıştır.
M.S. 395'te Bizans’ın, daha sonra 1210'da Anadolu Selçukluları’nın sınırları dahilinde kalmıştır.
tedavi amacıyla da kullanılan yeraltı suları (travertenler) sayesinde tarih boyunca turist çekmiştir. Hamam, yolcuların yıkanarak şehre girmeleri için şehrin dışına inşa edilmiştir. Kentinin tiyatrosunun tasarımından burada gladyatör dövüşleri yapıldığı anlaşılır. Sahne altındaki çukurluk bölümle oturma sıraları arasında seyircileri vahşi hayvanlardan korunmak için yaklaşık bir metrelik yükseklik farkı vardır. Şehrin giriş kapısında işlenmiş olan Medusa figürü, tanrıça Medusa’dan korunmak için yapılmıştır.
|
 |
|
|
ÖLÜDENİZ
Muğla ilinin Fethiye ilçesine bağlı bir beldedir. Ölüdeniz kumsalı yüzde seksen iki oyla 2006 yılında dünyanın en güzel kumsalı seçilmiştir[1].
Belde, turizm açısından oldukça gelişmiştir. Likyalılarda ışık ve güneş diyarı, Ortaçağ'da "Uzak Diyar" olarak tanınır, Anadolu'nun güneybatısında yer alan Teke Yarımadası'da bulunur. Türkiye'de bulunan deniz kulağı (lagün) oluşumlarından biridir.
Ölüdeniz, adı gibi durgun bir göl niteliğindedir. En fırtınalı günlerde Belceğiz kıyıları dalgalarla boğuşurken, Ölüdeniz'de sadece çırpıntılar meydana gelir.
Ancak durgun gibi gözüken Ölüdeniz, gözle görünmeyen üç nedenle kendini hemen her gün yenilemektedir. Bunlardan ilki, Ölüdeniz'de mevcut yoğun kaynak suyu çıkışları, dipte içeriden açıkdenize doğru bir akıntı yaratmaktadır. İkincisi, bu kaynak sularının yarattığı tuz farkından dolayı açıkdenizden içeriye ve dışarıya devamlı bir sirkülasyon oluşmasıdır. Üçüncüsü ise gel-git etkisi ile iki-üç günde bir deniz ortalama yarım metre yükselir ve alçalır. Bu da büyük miktarda deniz suyu giriş ve çıkışı sağlamaktadır.
KAYAKÖY
Kayaköy, birbirinden çok farklı iki yerleşim alanından oluşmaktadır. Bunların birincisi, turizmde de önemli yeri olan, 19. yüzyıl başında kurulmuş, yamaçlara dayalı ve nispeten yakın tarihli bir yerleşim olmakla birlikte, Osmanlı Devleti'nin son dönemlerinde, tamamı Rum, 3000 nüfuslu bir kasaba boyutuna ulaşmış, eski adları Levissi veya Karmylassos şeklinde geçen köydür. 1957 Fethiye Depremi ile evler harabeye dönüşmüş olsa da, canlı müze niteliği ile turistlerin büyük ilgisini çekmektedir. Eski Kayaköy'de halen yaklaşık 40 hane mevcuttur.
|
 |
|
|
KAŞ
Kaş, Dünya turizminin önemli kentlrinden birisi olan Antalya'nın bir ilçesidir. Kaş ve yakın bölgelerde Likya uygarlığına ait pek çok yerleşke Kaş turizmine renk katmaktadır. Likya uygarlığının önemli kentlerinden biri (Habesos) üzerinde şekillenen Kaş barındırdığı tarihsel dokuyla kültür turlarının vazgeçilmezidir. Kaş'tan hangi yöne hareketlenseniz sizi mutlaka bir Likya kenti karşılayacaktır.
KEKOVA
Kekova Adası ismini çevresindeki bölgeye de vermiştir. Ancak bu ada depremler sonucu deniz altında kalmış ve buraya batık şehir ismi de verilmiştir. Bu adanın yakınında Aperlai, batık Kent, Kaleköy’deki Simena, Üçağızdaki Theimussa, Gökkaya koyundaki Istlada isimli antik kentler bulunmaktadır.
MYRA - DEMRE
Bugünkü Demre ilçe merkezinde ve civarinda yer ulan Myra antik kenti özellikle Lykia dönemi kaya mezarlari, Roma dönemi Tiyatrosu ve Bizans dönemi Aziz Nikola Kilisesi ile ünlüdür. Kaya mezarlari, Lykia yazili kitabeler ve sikkeler, Myra`nin en azindan M.Ö. 5. yüzyildan itibaren varligini sürdürdügünü gösterir. Lykia Birligi`nin alti büyük kentinden biridir. Likçe ve Grekçe yazitlarda MYRRH adiyla ailinir M.S. 2. yüzyilda Myra`da büyük gelismelerin oldugu bir dönemdir. Lykia Birligi`nin 6 büyük sehrinden biri olan Lykiali zengin kisilerin yardimlari ile birçok yapi insa edilmis ve onarilmistir.
|
 |
|
|
PATARA PLAJI - XANTHOS ANTİK KENTİ
Patara 18 km. uzunluğu ile Türkiye'nin en uzun kumsalına sahip. Antalya'nın Kaş İlçesi yakınlarındaki Patara Plajı, İngiliz Sunday Times Gazetesi tarafından bir kez daha "Dünyanın en güzel plajları arasında" gösterildi. Kaş ve Fethiye ilçeleri arasındaki kalan, şimdiki adı Gelemiş Köyü olan antik Patara Kenti'nin plajı, nesilleri tükenme tehlikesiyle karşı karşıya olan caretta caretta adı verilen deniz kaplumbağalarının da en önemli yumurtlama alanlarından birisi olarak Doğal Hayatı Koruma Vakfı tarafından hazırlanan projeyle korunuyor. Bozulmamış yapısıyla doğaseverlerin ilgisini çeken Patara, bütün dünya çocuklarının "Noel Baba" adıyla tanıdığı Aziz Nikolaus'un doğum yeri. Antik dönemden kalan eserlerle de ilgi odağı olan Patara'nın 22 kilometrelik, en dar bölümü 280, en geniş bölümü 1500 metre olan plajı, Türkiye'nin en uzun kumsalı olarak da niteleniyor.
LETOON ANTİK ŞEHİR
Fethiye'ye 55 km. uzaklıkta, Likya Federe Birliğinin dinsel merkezidir.Tanrıça Leto,Tanrıça Artemis ve Tanrıça Apollon'a adanmış 3 tapınağı ile ünlüdür. Arkeoloji kazıları 1962 yılından bu yana sürdürülen Letoon'da bölgenin erken Hıristiyanlık dönemine ilişkin kiliseleri de ortaya çıkartılmıştır.
|
 |
|
|
DALYAN (PLAJ ÇAMUR BANYOSU GÖLDE TEKNE GEZİNTİSİ)
Muğla'nın Ortaca ilçesine bağlı bir belde. Köyceğiz Gölü dalyanı (Türkiye genelinde, kısaca Dalyan denir) bu beldede yer alır.
Dalyan, Köyceğiz Gölü ile Akdeniz'i birleştiren ana kanal üzerinde bulunur. Beldenin 8.000 dolayında nüfusu vardır. Pek çok ünlü turizm merkezine yakın olmasına rağmen turistik açıdan nispeten daha az gelişmiştir. Bunun sebebi, Dalyan'ın ana yoldan 12 km içeride bulunmasıdır. Adından anlaşılabileceği gibi geçmişte Dalyan'ın önemli geliri balıkçılıktı, pamukçuluk ikinci sırada yer alıyordu. Günümüzde en önemli iktisadi faaliyet turizmdir. Dalyan'da 100'ün üzerinde konaklama yeri, 20'nin üzerinde lokanta, birçok seyahat acentesı ve alışveriş yerleri bulunur.
|
 |
|
|
EFES ANTİK ŞEHRİ
İzmir İli Selçuk İlçesi sınırları içindeki antik Efes kenti’nin ilk kuruluşu M.Ö. 6000 yıllarına, Neolitik Dönem olarak adlandırılan Cilalı Taş Devri’ne kadar inmektedir. Son yıllarda yapılan araştırmalar ve kazılarda Efes çevresindeki höyükler (tarih öncesi tepe yerleşimleri) ve kalenin bulunduğu Ayasuluk Tepesi’nde Tunç çağları ve Hittitler’e ait yerleşimler saptanmıştır. Hititler Dönemi’nde kentin adı Apasas’tır. M.Ö. 1050 yıllarında Yunanistan’dan gelen göçmenlerin de yaşamaya başladığı liman kenti Efes, M.Ö. 560 yılında Artemis Tapınağı çevresine taşınmıştır. Bugün gezilen Efes ise, Büyük İskender’in generallerinden Lysimakhos tarafından M.Ö. 300 yıllarında kurulmuştur. Hellenistik ve Roma çağlarında en görkemli dönemlerini yaşayan Efes, Asya eyaletinin başkenti ve en büyük liman kenti olarak 200.000 kişilik nüfusa sahipti.
Efes, Bizans Çağında tekrar yer değiştirmiş ve ilk kez kurulduğu Selçuk’taki Ayasuluk Tepesi’ne gelmiştir. 1330 yılında Türkler tarafından alınan ve Aydınoğulları’nın merkezi olan Ayasuluk, 16.Yüzyıl’dan itibaren giderek küçülmeye başlamış, 1923 yılında Cumhuriyetimizin kuruluşundan sonra Selçuk adını almış ve bugün 30.000 kişilik nüfusa sahip turistik bir yerdir.
|
 |
|
|
KAPADOKYA
(Pers dilinde Katpatuk; “Güzel Atlar Ülkesi” anlamına gelir). Bölge 60 milyon yıl önce; Erciyes, Hasandağı ve Güllüdağ’ın püskürttüğü lav ve küllerin oluşturduğu yumuşak tabakaların milyonlarca yıl boyunca yağmur ve rüzgar tarafından aşındırılmasıyla ortaya çıkmıştır.
İnsan yerleşimi Paleolitik döneme kadar uzanmaktadır. Hititler'in yaşadığı topraklar daha sonraki dönemlerde Hrıstiyanlığın en önemli merkezlerinden biri olmuştur. Kayalara oyulan evler ve kiliseler bölgeyi putperestlerin zulmünden kaçan Hıristiyanlar için devasa bir sığınak haline getirmiştir. Kapadokya bölgesi, doğa ve tarihin bütünleştiği bir yerdir. Coğrafi olaylar Peribacaları'nı oluştururken, tarihi süreçte, insanlar da bu peribacalarının içlerine ev, kilise oymuş, bunları fresklerle süsleyerek, binlerce yıllık medeniyetlerin izlerini günümüze taşımıştır. İnsan yerleşimlerinin Paleolitik döneme kadar uzandığı Kapadokya'nın yazılı tarihi Hititlerle başlar. Tarih boyunca ticaret kolonilerini barındıran ve ülkeler arasında ticari ve sosyal bir köprü kuran Kapadokya, İpek Yolu'nun da önemli kavşaklarından biridir.
|
|
| |